Transistörlü radyo

Posted by Seobilgi

Farnsworth’un sunduğu ilk canlı görüntülerden biri karısına aitti. Ne yazık ki, gerekli parlak ışık yüzünden kadın gözlerini kapatmak zorunda kaldı.
Farnworth’un televizyona olumlu bakmadığı, aksine insanların hayatını boşa geçiren bir icat gerçekleştirdiğini düşündüğü çok açık. Ancak büyük bir ihtimalle aya atılan ilk adımı gördüğünde bu düşüncesinden vazgeçmiştir.
Aslında “direnç transferi” ibaresinden kısaltılan transistör, 1930′ların sonundan 1940′ların ortasına kadar New Jersey’deki Bell Telefon Laboratuvarı’nda çalışan üç mucit olan John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley’in buluşudur. O zamanlar mühendisler akımların gücünü arttırıp yönünü değiştiren elektron tüpünün yerini alacak bir cihaz arıyorlardı. Bu tüp ampulu temel alıyordu, bu nedenle kırılgan ve büyüktü, ayrıca çok fazla ısınıyordu.
Mucit üçlümüz devreye bir germanyum kristali ve bir yarı iletken bağlayarak akımın güçlenmesini sağlayan bir araç keşfettiler. Sonraki geliştirme çalışmaları bugünkü dijital devrelerde yaygın olduğu gibi germanyum bağlantı transistörünü akımı kesip başlatır hale getirdi.
1954′te ABD’de piyasaya sürülen Regency TR-1 ticari açıdan üretilmiş ilk transistörlü radyo olarak kabul edilir. 49.95 dolar olan fiyatı 2006′nın 364 dolarına eşittir. Diğer ‘taşınabilir’ radyolara oranla daha küçük ve hafif olması transistörlü radyoların tercih edilmesine yol açmıştır.
Transistörlü radyodan önce ortalama taşınabilir bir tüp radyo beslenme çantaları kadar büyüktü ve ağır, şarj edilmeyen pillerle çalışırdı. Lamba filamentlerini ısıtmak için “A” sınıfı piller ve sinyal devrelerini güçlendirmek için de son derece büyük 45-90 volt’luk piller kullanılırdı.
Transistörlü radyo küçük ve hafifti. Sadece standart el feneri pilleri ya da tek bir küçük 9 volt’luk pil ile çalışıyordu. Aslında, transistörlü radyo olmasaydı 9 volt’luk pillere de sahip olamayacaktık; bu piller radyonun çalışması için üretilmiştir.

Yorum Yapın